Orta Doğu’da tehlikeli tırmanış hakkında her şey: Husiler kim, neden Kızıldeniz’deki gemileri hedef alıyorlar, Suudi Arabistan ve İsrail’in rolü ne?

T24 Dış Haberler

ABD ve Birleşik Krallık, Yemen’de İran destekli Husiler’e ait ondan fazla hedefi vurdu. 

Husiler, İsrail’in Gazze saldırılarına tepki olarak Kızıldeniz’deki ticari gemilere füze ve dronlarla saldırmaya başlamıştı. ABD ve Birleşik Krallık’ın 5 Batılı müttefikinin desteğiyle yaptığı hava ve denizden saldırılar, buna şu ana kadar verilen en sert karşılık oldu. Peki bu noktaya nasıl geldik? Aktörler kim?

Husiler kimdir?

Yemenli bir Milis grup olan Husiler, adını kurucusu Hüseyin Bedreddin el-Husi‘den alıyor. Müslümanlığın Şii mezhebinin Zeydi kolunu temsil ettiklerini belirten milis grup, 1990’lı yıllarda Suudi Arabistan’ın Yemen’deki dini etkisine tepki göstererek öne çıktı. 

Grubun ‘bayrağında’ “Allah Büyüktür, İsrail’e ölüm, Amerika’ya ölüm, Siyonizm’e Lanet, İslam’a Zafer” ifadeleri yer alıyor. 

İran’dan mali ve askeri destek aldığı bilinen Husilerin 20 bin kadar savaşçısı olduğu tahmin ediliyor. 

Grup mevcut olarak Yemen’in batısının büyük bölümünü ve Kızıldeniz kıyısını kontrol ediyor. 

Grubun İran ve Gazze’deki savaşla bağlantısı ne?

İran, bölgede Suudi Arabistan’la uzun süredir devam eden düşmanlığı kapsamında Husilere mali ve askeri destek sağlıyor. Husiler, İsrail-Hamas savaşında Hamas’a destek veriyor. 

Hamas’ın İsrail’e gerçekleştirdiği 7 Ekim saldırılarından kısa süre sonra Husi lideri Abdulmelik el-Husi, “Yüz binlerce insanı Filistin halkının yanına getirip düşmanla yüzleşmeye hazır olduğunu” söylemişti. 

Kızıldeniz’de ne oluyor?

Dünyanın en yoğun kullanılan ticaret kanallarından biri olan Kızıldeniz, Avrupa’yı Asya ve doğu Afrika’ya bağlayan en önemli su yolu. Yemen, Kızıldeniz’in güneydoğu kıyısında, Yemen Denizi’yle buluştuğu noktada bulunuyor. 

Gazze’deki savaşın başlamasından kısa süre göre Husiler, Kızıldeniz’e füze ve dron saldırıları düzenlemeye başladı. ABD ve İsrail, saldırıların büyük bölümünü önledi. 

Gerilim, 19 Kasım’da Husiler’in Japon bir şirket tarafından kullanılan, İsrailli bir iş insanıyla bağlantılı araba taşıyan gemiyi helikopter kullanarak ele geçirmesi ve mürettebatı rehin almasıyla tırmandı. Husiler artık İsrail ve müttefikleriyle bağlantılı tüm gemilerin meşru hedef olacağını belirtti. 

Husiler, bu açıklamadan sonra birçok gemiyi hedef alırken çoğunlukla saldırılarında başarısız oldu. Ancak birçok şirket risk almayıp Kızıldeniz yerine Ümit Burnu’nu kullanmaya başladı. 

ABD nasıl karşılık verdi?

ABD, 18 Aralık’ta Husi saldırılarına karşı Refah Muhafızı Operasyonu’nu başlattı. ABD, 31 Aralık’a kadar direkt çatışmaya girmedi, ancak bu tarihte gelen yardım çağrılarının ardından ABD donanmasına ait bir helikopter konteyner gemisine tırmanmaya çalışan Husi teknelerine ateş açtı. 10 militanın ölümü, krizi yeni bir seviyeye taşıdı. 

9 Ocak’ta ABD ve Britanya savaş gemileri, Husiler’e ait 21 dron ve füzeyi düşürdü. 

10 Ocak’ta ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, saldırıların sürmesinin durumunda Batı’nın askeri karşılık verebileceğini vurguladı. 

Yemen’de Gazze savaşından önce ne oluyordu?

11 Eylül 2001 saldırıları ve ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından dönemin Suudi destekli Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’e tepkiler arttı. Özellikle 2000’lerin başından itibaren Salih’in ülkeyi demir yumrukla yönetmesi ve yaygın yozlaşma, Şii Yemenliler arasında Husiler’i popülerleştirdi. Yaygın protestolar ve birkaç suikast girişiminden sonra Salih, 2012’de istifa etmek zorunda kaldı. 

2014 yılında Husiler eski düşmanları Salih’le işbirliği yaparak başkent Sana’yı ele geçirdi ve yeni Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur el-Hadi‘yi bir sene sonra devirdi. Ülkeden kaçan devrik hükümet, ülkenin Husiler’den arındırılması için Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin askeri müdahalede bulunmasını istedi. 

Bu talep, ülkede kanlı bir iç savaşın başlangıcı oldu. Birleşmiş Milletler’in 2021 verilerine göre 377 bin kadar insan hayatını kaybetti ve 4 milyon Yemenli yerinden oldu. 

Husiler, sahada savaşı kazanma noktasına geldi. 2022 Nisan’da varılan ateşkesle şiddette ciddi oranda azalma yaşandı. Ekim ayında ateşkesin resmen sona ermesine rağmen savaş haline dönülmedi. 

Yemenliler ve Suudi Arabistanlılar Husi saldırılarını nasıl değerlendirdi?

The Guardian’ın aktardığına göre birçok Yemenli, Kızıldeniz’e yapılan saldırıları İsrail’e baskı uygulamak ve Filistinlileri savunmak için meşru bir yöntem olarak görüyor. Birçok uzmana göre saldırılar, Yemen içinde Husiler’e desteği artırdı. Husiler ise saldırıların onları daha büyük bir uluslararası aktör yapabileceğine inanıyor. 

Öte yandan Suudiler ise İran’la ilişkileri normalleştirmeye ve Husiler’in Yemen’in kuzeyindeki kontrolünü tanıyabilecek bir barış anlaşmasını sonlandırmaya çalışıyor. Riyad, ABD’nin müdahalesinin Suudi askerlerinin Yemen’den çekilme sürecini geciktirebileceğinden endişeli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir